ThaliaFan.com

Thalianın dünyasına hoşgeldiniz
 
AnasayfaPortalliKayıt OlGiriş yap

 

İnternet ve Bilgisayar Bağımlılığı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
Thalia's Angel
Amor a la Thalia!
Amor a la Thalia!
avatar

Kadın
Yaş : Kayıt tarihi : 14/09/07 Mesaj Sayısı : 10525 Nerden : venüsten Hobiler : thalia Fobiler :
Konuya puan ver
MesajKonu: İnternet ve Bilgisayar Bağımlılığı   Salı Mart 31 2009, 04:02

İNTERNET VE BİLGİSAYAR OYUNLARI BAĞIMLIKIK YAPIYOR Bilgisayarların hayatımızda kapladığı yerin artması ve internet ulaşımının yaygınlaşması, "Bilgisayar ve İnternet Bağımlılığı"nı ortaya çıkardı. İnternetin bağımlılığa sebep olup olmadığı, bilimsel çevreler arasında da tartışma konusu oluyor. Bazı bilim adamları internetin bir hastalık olduğunu savunurken, diğerleri hastalık olmadığını düşünüyor. Son zamanlarda psikoloji alanında yapılan araştırmalar, internette çok fazla zaman geçiren bireylerin, internetten uzaklaştıklarında ya da uzaklaştırıldıklarında, bağımlı insanlarda görülen çekilme etkilerine benzer belirtilerin görüldüğünü gösteriyor.




Günümüzde her çocuğun, gencin, bireyin "chat" yapma, bilgisayar oyunu oynama ve internette gezinme nedenleri birbirinden farklı. Uzmanlar, anne ve babaların bu durumu değerlendirirken, çocuklarının farklılıklarını göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar, ergenler ve çocukların sanal ortamda kurulan arkadaşlıkları çekici bulmalarının sebeplerini ise şöyle sıralıyor:
"Sosyal ortam sunuyor: İletişim araçları aracılığıyla sunulan iletişim olanağı, ergenlere bir gruba ait olduklarını hissettiriyor. Ergenler, üye oldukları gruplar içinde yerleri olduğunu hissediyor. Günlük yaşamda iletişim kurmada ve sosyal ortamlara katılmada güçlük yaşayan ergenler, bu gruplar içinde onaylandıklarını, kabul edildiklerini hissediyor
İletişim kurmada kolaylık sağlıyor: Bilgisayar, günlük yaşamda kolay iletişim kuramayan çocuk ve ergenelere, iletişim kurma ve birçok kişiyle tanışma olanağı sunuyor. Ergenler sanal ortamda kendilerini daha kolay ifade edebiliyor.
İnsanlarla daha yakın ilişkiler kurmayı sağlıyor: İnternetin sunduğu iletişim olanağı, ergenleri günlük yaşamda olduğundan daha çok yakınlaştırıyor. Ergeneler bu ortam içinde içlerinden geldiği gibi iletişim kurup yakınlaşıyor.

Çocuğun ya da ergenin olmak istediği kişi gibi davranması: İnternet aracılığıyla hayallerdeki kişi olmak çok kolay. Ergenler, sosyal ilişki kurmada zorlanıyor, utangaç ya da kendine güvensiz olsalar bile, internet ortamında olmak istedikleri kişi gibi davranabiliyorlar.
Ucuz, uzun süre ve birçok kişi ile aynı anda iletişim imkanı sunması: İnternet, özellikle arkadaşları ile sürekli iletişim içinde olmayı seven ergenler için telefondan daha iletişim olanağı sunuyor. Böylece çocuk ya da ergenler, aynı anda birçok arkadaşıyla iletişim kurma olanağını daha ucuza bulabiliyor.
Gerçeklerden kaçmayı sağlıyor: Bilgisayar oyunları ya da internet üzerinden sunulan içerik çok renkli, hızlı, görsel ve işitsel efektler tarafından zenginleştirilmiş olduğu için, çocuğun ya da ergenin bilgisayar başında keyifli ve uzun zaman geçirmesine yardımcı oluyor. Bu da günlük sıkıntılar ya da sorunlardan uzaklaşmak isteyen çocuk ve ergenleri bilgisayar başına çekiyor".
Uzmanlar, ''bilgisayar ve internet bağımlısı'' çocukların ailelerine ise şu önerilerde bulunuyor:
"Sanal yerine doğal aktiviteler tercih edilmeli: Çocuklarınızı arkadaşları ile doğal yollardan görüşmeleri için yönlendirebilir, onlara yeni olanaklar yaratabilirsiniz.
Spor aktivitelerine zaman ayrılmalı: Spor, çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimleri için son derece gerekli bir aktivitedir
Arkadaşlık ilişkileri desteklenmeli: Çocuğunuzun arkadaşlık ilişkilerini desteklemelisiniz. Varolan arkadaşlık ilişkilerini sürdürmesi ve yeni arkadaşlık ilişkileri kurması için onu yüreklendirmelisiniz. Çocuğunuz, bilgisayarda çok uzun ve gereksiz zaman geçirmek yerine arkadaşları ile olmayı seçecektir.
Sosyal beceri eğitimi verilmeli: Çocuklar, kendi akran grupları içinde iletişim kurmaya özendirilmeli. Eğer çocuk iletişim kurmada, iletişimi başlatmada ve sürdürmede güçlük çekiyorsa, sosyal beceri eğitimlerinden faydalanılabilir.
Uzman yardımı alınmalı: Bunları yaptığınız halde çocuğunuzun giderek bilgisayar oyunlarına, bilgisayarda sohbet etmeye bağımlı bir hale geldiğini gözlüyorsanız ve bu durum çocuğunuzun okul başarısını, sosyal yaşamını olumsuz etkiliyorsa, bir uzmandan yardım alabilirsiniz.
Bilgisayar ve internette geçirilen zamanın sınırlandırılması, bilgisayarın herkesin bulunduğu bir odaya konması gibi basit önlemler de çocuğunuza etkili bilgisayar kullanma alışkanlığı kazandırmaya yardımcı olabilir". Kaynak: BeyŞehrin Sesi
BAĞIMLI MISINIZ?
Amerikan Psikiyatri Birliği (American Psychiatric Assosiation) tarafından 1994’te yayınlanan ve DSM-IV kısaltmasıyla isimlendirilen, Mental Bozuklukların Tanımsal ve Sayısal Elkitabı’nda Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) internet bağımlılığı bir hastalık olarak bulunmamaktadır. Buna karşılık son yıllarda giderek artan internet kullanımı ile bazı kişilerdeki internet kullanma alışkanlıklarının bir bağımlılıktan söz edilebilecek özellikler gösterdiği saptanmıştır. Bağımlılık klasik anlamda, madde bağımlılığı şeklinde alkol, esrar, kokain, marijuana, bazı ilaç ve başka maddelerle ilgili olarak kullanılmaktadır. Buna karşılık aşırı yemek yeme, kumar, **************, para harcama, aşırı fizik egzersiz...

Bu gibi davranışlar da patolojik bağımlılık konusu olabilmektedir. Bunlardan bazısı DSM-IV’de değişik başlıklar altında hastalık olarak geçmektedir. İnternet bağımlılığı ile ilgili olarak, yapılan gözlemler sonucu, oluşturulan tanı ölçütleri daha çok madde bağımlılığındakine benzer özellikler göstermektedir. Dr. Ben Blakley internet bağımlılığını, psikostimulan özellikleri nedeniyle (uykusuzluk, kısa süreli bellek bozukluğu, koordinasyon bozukluğu...), marijuana bağımlılığına benzetmektedir. Gerçekten de televizyonun uyutucu özelliğine karşın internetin uyarıcı, uykuyu kaçırıcı bir aktivite olduğunu bendeki etkisine dayanarak söyleyebilirim. İnternette, internet bağımlılığıyla ilgili çok sayıda bilgi veren ve bilgi toplayan merkez vardır. Bunlara en kolaylıkla sağlık sitelerinin “addiction” bölümlerinden girebilirsiniz.
İnternet bağımlılığına bir hastalık olarak tıp kitaplarına girip girmemesini ve tanı kriterleri üstüne çeşitli yayınlardaki farklı yaklaşımları bir kenara bırakıp yaklaşırsak, hiç değilse bazı kişilerde, aşırı ve günlük çalışmaları aksatıcı bir internet alışkanlığı olduğunu söyleyebiliriz.
Bir kişi işindeyken kendini işine veremiyor, internetle ilgili hayaller kuruyorsa, evine gelince ilk işi yakınlarıyla ilişki kurmak, zorunlu ev işlerini yapmak yerine bilgisayarı açmak oluyorsa; gerçek ilişkiler yerine sanal dünyayı tercih ediyor, gece geç saatlere kadar bilgisayar başında kalıyor, çevreden bu konuda eleştiriler alıyor, defalarca azaltmak, sınırlamak istediği halde bilgisayar-internete ilgisini artarak sürdürüyorsa; özetle aşırı internet ilgisinden dolayı işi, evi ve gerçek dünya ile olan ilişkileri aksıyorsa, o kişide internet bağımlılığından bahsedilebilir.


YARATTIĞI SAĞLIK SORUNLARI
Bilgisayarın bürolarda yazma ve arşivleme işlerinde giderek daha çok kullanılması ve büronun temel aleti haline gelmesi büro elemanını bilgisayar başına bağlamıştır. Klasik yöntemle yapılan yapılan çalışmasında farklı aktivitelerde bulunan ve nispeten hareketli olan büro elemanı zamanını bilgisayar başında geçirmektedir. Mesleki zorunluluk nedeniyle bilgisayar kullanan kişilerin yanısıra birçok kişi de bilgisayar merak ve zevkinden dolayı uzun süreler bilgisayar başında kalmaktadır.
Birçok kişi nasıl oturduğunu çoktan unutmuş, gözleri ekrana kilitlenmiş, sırt öne eğilmiş, eller klavye ya da fare üstünde saatlerini bilgisayar başında geçirmekte; sonunda gözlerde yanma, boşun kaslarında ağrı ve sertleşme, elde uyuşukluk, genel yorgunluk gibi şikayetler ortaya çıkmaktadır. Bu aşırı bilgisayar kullanımı ve çalışma alışkanlıkları sonucu bazı bedensel bozukluklar ve sorunlar gelişir. Bu bozukluk ve sorunlardan belli başlıları aşağıda anlatılmıştır.
Tekrarlanan hareketle olanlar
Klavyeyi veya fareyi kullanırken yapılan küçük hareketlerin hastalığa yol açması şaşırtıcı gelebilir. Fakatçok sayıda tekrarlandığı ve aylar, yıllar boyu sürdürüldüğü için küçük el hareketleri sonucu, zamanla, özellikle el bileği hizasındaki yapılarda bozulmalar ortaya çıkar. En sık görüleni el bileği sendromu dur. El bileği sendromunda median sinir el bileği hizasında içinde geçtiği el bileği kanalında sıkışır, yapısı bozulur ve işlevini yapamaz. Median sinir, küçük parmak ve yüzük parmağının dış yarısı hariç, elin iç yüzünün duyarlılığı ve el ayası içindeki bazı kasların ve baş parmağı hareket ettiren bazı kasların çalışmasını sağlar. Median sinir görevini yapmayınca elde uyuşukluk ve ağrı, başparmak hareketlerinde ve el sıkma gücünde azalma ortaya çıkar, el becerisi bozulur, incelik gerektiren el işleri yapılamaz. Eldeki ağrı nedeniyle kişi geceleri uyanır, elini sallayarak ve silkeleyerek ağrıyı bir oranda azaltmaya çalışır. Olay bir kere geliştikten sonra tedavisi güç bazen de başarısız olduğundan hastalık hakkında önceden bilgili olup ortaya çıkışını önlemek en iyi yoldur.

Boyun kaslarında tutulma
Belli bir duruşta uzun süre kalmakla boyun kasları kasılır. Bu durum boyunda, bazen boyunla beraber başın arka kısımlarında ağrı sertlik ve uyuşukluğa yol açar. Çalışırken kişinin stresli olması, monitörün baş hizasından yukarıda olması, aynı baş duruşunu değiştirmeksiniz uzun süre sürdürmek boyun tutulmasını kolaylaştırır.
Gözlerde yorulma
Sabit bir noktaya sürekli bakmak gözleri yorar. Gözlerin değişik yönlere hareketi göz küresini hareket ettiren 6 değişik kasla sağlanır. Ayrıca gözler yakına ve uzağa baktığında, görüntünün retinaya odaklaşmasını sağlamak için, göz merceğini bombeleştirip yassılaştıran göz içindeki kaslar çalışır. Sabit bir noktaya sürekli bakmak gözleri yorar. Ayrıca ekrandaki görüntü ve ışık ayarının iyi yapılmamış olması, monitör ışığının titreşimli olması da gözyorgunluğunda etkili olur. Bunlara uykusuzluk da eklenebilir ve böylece uzun süre bilgisayar kullanan kişilerin gözlerinde yorgunluk hissi, kızarıklık ve yanma ortaya çıkar.
Uyku saatlerinin azalması
Bilgisayar tutkunları, birazdan kalkacağım diyerek gece geç vakte kadar otururlar... Oysa sabah kalkıp işe gideceklerdir. Televizyon uyutur; bilgisayar, özellikle internet kişilerin aktif katkısına ve ilgisine bağlı olduğundan uyanık tutar. Bilgisayar tutkunu gecenin geç saatlerine kadar bilgisayar başındadır. Uyku azlığı sonucu sürekli olarak kendini yorgun hisseder, çabuk sinirlenir, konsantrasyon gücü azalmıştır, iş verimi düşer.
Aile ilişkilerinde aksama
İnternet tutkunu, çocuğuna, arkadaşlarına, eşine vereceği zamanı sanal dünyaya verir. Ev işlerini ihmal eder. İşinde, okulda bilgisayarla ilgili hayaller kurar. Sanal dünyayı gerçek dünyadaki ilişkilere tercih eder. Bilgisayar tutkunluğu nedeniyle çevreden eleştiri ve uyarılar alır. İstediği halde bilgisayara olan ilgisini sonlandıramaz ve ayrı kalamaz. Bilgisayardan ayrı kaldığında sinirlilik, çöküntü, neşesizlik gibi durumlar ortaya çıkar.
Verim azlığı ve başarısızlık
İnternet tutkusu nedeniyle mektuplar açılmaz, gazeteler okunmaz, dergiler birikir, günlük küçük düzenlemeler yapılmaz, ev işleri ihmal edilir. Öğrenci vaktini ders çalışma yerine bilgisayar başında geçirir. Uykusuzluk, yorgunluk bunlara eklenir, İş ve okul başarısı düşer.
_________________
Çok yoğunum,siteye çok az girebiliyorum.İnternete nezaman girersem siteye de ozaman girebiliyorum ancak:/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.thaliafan.com
Thalia's Angel
Amor a la Thalia!
Amor a la Thalia!
avatar

Kadın
Yaş : Kayıt tarihi : 14/09/07 Mesaj Sayısı : 10525 Nerden : venüsten Hobiler : thalia Fobiler :
Konuya puan ver
MesajKonu: Geri: İnternet ve Bilgisayar Bağımlılığı   Salı Mart 31 2009, 04:03

KORUNMA VE ÖNERİLER:
Çalışma araçlarınızın ergonomik ve iyi düzenlenmiş olması yeterli değildir. Çalışırken bedeninizi kullanma biçiminiz bozuksa; koltukta iki kat oturuyorsanız, kaslarınız gerilmişse yine kaçınılmaz olarak rahatsızlıklar ortaya çıkar. Kötü çalışma alışkanlıklarından kurtulmak, iyi alışkanlıkları edinmek amaç olmalıdır.
Kasılmalarından kurtulmak
Belirli bir hareket yaparken bazı kasların kasılması bazılarının gevşemesi gerekir. Hareketin uyum içinde olması için kasılan ve gevşeyen kaslar da belirli bir uyumla çalışmalıdır. Çoğu zaman ise bir hareketi yaparken hareketi sağlayan kaslar yanısıra, hareketle ilgili olmayan bir sürü kas da kasılabilir. Kişi yaptığı işte beceri kazandıkça onu daha kolay ve daha az enerji sarfıyla yapar hale gelir. Stres ve telaş gereksiz kas kasılmalarını arttırır. Bunlardan kurtulmak için beden zamanzaman algılanmalı gereksiz kasılmış kaslar gevşetilmelidir.
Duruşun düzeltilmesi
Duruşumuz edindiğimiz alışkanlıklar sonucu oluşur. Kötü beden duruşları kişiyi yorar ve giderek özellikle omurgalarda, kamburluk, eğrilik gibi bozukluklara yol açar. Beden duruşumuzu bir günde düzeltemeyiz. Uyarı ya da kendi kararımızla yerleşmiş duruş bozukluklarımızı düzeltsek bile bir süre sonra dikkatimiz başka yerlere çevrilince yine eski halimizi alırız. Bu konuda bilinçli ve kararlı olursak yıllar içinde kötü duruş alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz. Daha iyisi ise önceden dikkatli olup bu tür zararlı beden duruşlarının gelişmesine izin vermemek ve sağlıklı beden duruşlarını alışkanlık haline getirmektir.
Doğru duruş için en önemlisi baş ile omurganın ilişkisidir. Baş gövdenin üstünde dik ve dengelenmiş şekilde durmalı her yöne rahatça hareket edebilmelidir. Bu duruşla gövdede yer çekimine karşı hareket eden kasları refleks mekanizmalarla harekete geçirir ve böylece gövde dik ve omurgalar fizyolojik konuma gelir, hareket sistemi uyumlu ve rahat çalışır.
Beden bilincinin geliştirilmesi
Bu durum yoga, meditasyon, solunum egzersizleri, spor... gibi çeşitli bedensel ve zihinsel çalışmalar ile sağlanabilir. Bunların yanısıra, uygulanılabilecek basit bir yöntem, günlük işlerimizi yaparken zaman zaman, birkaç saniye bedenimizi algılamak, bedenimizdengelen uyarıları değerlendirmek ve gerekli düzeltmeleri yapmaktır. Böylece kötü beden duruşları, gereksiz kas kasılmaları, zorlanan yorulan ağrıyar yerler fark edilip gerekli düzeltmeler yapılabilir.
Bedenin sesine kulak vererek ve beden bilincini geliştirerek doğal dengemizi bulabilir, minimum zorlamayla çalışabilir ve streslerle daha kolay başedebiliriz.

Birkaç söz ve çağrışımlar
Hep bir koşuşturma içindeyiz. Yapacağımız şeyler çok, zamanımız hep dar, bir yerden bir yere giderken acele etmek zorundayız, işimizi daha çabuk bitirmek zorundayız daha çok iş yapmak için. Hep gerginiz:Çevreden gelen baskılar var, yaşamdan gelen baskılar, aile, iş, geçim, sağlık sorunları... Yan gelip yatmaya, canımız isteyince çalışmaya izin yok... Bir tempoyu, bir ritmi tutturmak zorundayız. insanlarla ilişkilerimizde, özellikle son yıllarda, saldırganlık ve güvensizlik ağır basıyor:Herkes birbirini suçluyor, herkes bir başkasının kendisine haksızlık ettiğini düşünüyor, herkes karşısındakinin kötü niyetli olduğunu peşinen kabul etme eğiliminde...
***
Böyle bir ortamda ruhsal dengemizi nasıl koruyabilir, nasıl bu telaşın, bu gerginliğin bir parçası olmaktan kurtulabiliriz?
a)Gürültü, patırtı ortasında, kalabalıkta ya da başınız çalışırken zihninizi parazitlerden boşaltacak anlık yöntemler geliştirin. Belki bir söz, bir mısra, bir mantra, bir görüntü, bir anı size böyle bir yöntem geliştirmek için anahtar görevi görebilir. Birkaç saniye kendinizi dinleyin ve dinginleşin.
b)Uzun vadede kendinizi dinlendirecek, gevşetecek, zenginleştirecek yöntemler bulun:Dostluklar (ayağınıza çok basmayan), okuma, hobiler, dinlenme/tatil (kendisi stres yaratmayan), spor, müzik vb.
c)Aile ilişkilerini dinlenme, gevşeme, zenginlik veren bir ortama dönüştürmek için özen gösterin...
d)Mükemmel olmaktan vazgeçin, kaygıları, sorunları fazla yüklenmeyin, rahat olmayı öğrenin...
Bilgisayara gelince, bilgisayar kullanıcıları onu keyifli ve yararlı bir araç olarak kullanmalı, bilgisayarın esiri olmamalıdır. Doğru bilgisayarlar ayağımıza basmazlar, bize omuz atmazlar, bizi kandırmaz, bize ihanet etmezler, arada bir saçmalasalar da bunu bize kasıt olsun diye yapmazlar. Fakat herşeye rağmen, bütün zorluklara rağmen yine insanlarla beraber, insanlarla barışık yaşamak ve insanlarla doğrudan ilişkiler kurmak zorundayız. Bilgisayarlar insan ilişkilerinin yerini tutmazlar. Bilgisayar dünyası yaşam sorunlarından ve insanlardan kaçışın bir aracı olmamalıdır.
***
Zaman zaman bilgisayarınızı kapatın, gerçek dünyanın içine girin. Gökyüzündeki bulutlara bakın, yağmuru, rüzgarı, soğuğu, sıcağı yaşayın. Gece yıldızları seyredin ya da ayışığını. Sevgilinizle elele tutuşun, gezin. Dağlara, ormanlara gidin. Yakınlarınızla oturup konuşun; anneniz, babanızla, kardeşiniz ya da çocuklarınızla ya da bir dostunuzla. Eşinizle başbaşa bir yemek yiyin. Bir roman, hikaye de okuyabilirsiniz, hani şu hep okumayı isteyip de okuyamadıklarınızdan ya da eski şiirlerinizi karıştırın... Ya da eski anı defteriniz yok mu?Belki onlara bir göz atmak istersiniz, belki yeni birşeyler yazmak... Ya da sadece kendinize zaman ayırın. Kendinizle başbaşa kalabiliyor musunuz?Belki de en zoru bu. Yürüyün birbaşınıza... zihninizi kendi dalgalarına bırakın, geçmişi-geleceği düşünün... Kapatın bazen bilgisayarınızı, gerçek dünyayı yaşayın.

Kaynak: Dr. Arif ÇELEBİ /Nöropsikiyatr
_________________
Çok yoğunum,siteye çok az girebiliyorum.İnternete nezaman girersem siteye de ozaman girebiliyorum ancak:/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.thaliafan.com
Thalia's Angel
Amor a la Thalia!
Amor a la Thalia!
avatar

Kadın
Yaş : Kayıt tarihi : 14/09/07 Mesaj Sayısı : 10525 Nerden : venüsten Hobiler : thalia Fobiler :
Konuya puan ver
MesajKonu: Geri: İnternet ve Bilgisayar Bağımlılığı   Salı Mart 31 2009, 04:03

ÜNLÜLER DE İNTERNET BAĞIMLISI!
David Bowie, sabah kalktığında e-mail'ine bakmadan edemiyor. Günde en az 4 saatini sanal alemde geçiriyor. Keanu Reeves, ‘Matrix’ filmine hazırlanırken az daha İnternet bağımlısı olacaktı. Elizabeth Hurley ve Sandra Bullock ise İnternet düşkünlüğüyle tanınan diğer ünlüler. İnternet merakı da zaten ünlülerle sınırlı değil. Dünyada yaklaşık 200 milyon kişi İnternet kullanıyor. İnternet'teki sitelerin sayısı 7 milyonu buldu, her gün ortalama 15 bin yeni site kuruluyor.




Milyonlarca kişi, dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı yaşamaksızın sanal dünyada buluşup sohbet etme imkánı buluyor. Arama motorları aracılığıyla İnternet kullanıcısı, istediği, aradığı bilgilere kısa sürede ulaşabiliyor. İnternet mağazaları ve İnternet kumarhaneleri her gün binlerce kişiyi ağırlıyor.
İnternet'in faydaları saymakla bitmiyor. Ancak bir de madalyonun öbür yüzü var. Çünkü bilgi akışını hızlandıran, iletişimi kolaylaştıran sanal alem, yeni psikolojik, sağlık ve sosyal problemleri de gündeme getirdi. İnternet merakı yüzünden birçok kişi zamanının büyük bir kısmını ekran başında geçiriyor. İnternet dozu arttığında, iş ve okul hayatında verimlilik düşüyor, aile ve işhayatında sorunlar patlak veriyor. Siber cafelerde filizlenen sanal aşklar yuva yıkıyor, siber-kumarhaneler yüzünden kişi varını yoğunu kaybediyor.

İNTERNET HASTALIĞI


Amerikalı psikolog Dr Kimberly S. Young, ‘İnternet Addiction Disorder’ (İnternet Bağımlılığı Hastalığı) kavramını gündeme getiren ilk uzmanlardan biri. ‘İlk siberuzay psikoloğu’ olan Amerikalı Dr. Kimberly S. Young'a göre İnternet, tıpkı kumar gibi bağımlılık yaratıyor. Sağlık sorunları ve uykusuzluğun yanı sıra depresif eğilimler başgösteriyor, kişi bilgisayar ekranının başından uzak duramıyor.


‘Caught in the Net’ (İnternet'te Tutsak) kitabında İnternet bağımlılığının nedenlerini araştıran ve bu alışkanlığın üstesinden gelmek için yollar gösteren Dr Young'a göre, ABD'de İnternet kullanıcılarının yüzde 6 ile 10'u İnternet bağımlısı. Dünyada 1.8 milyon çocuk ya da genç, gözleri bilgisayar ekranına kenetli, elleri farenin üzerinde sohbet ya da oyun odalarında tutsak.


Avrupa Birliği'nin geçtiğimiz aylarda yayınladığı bir rapor da İnternet bağımlılığı tezini destekliyor. AB araştırmasında, günde 4 saatten fazla sanal alemde sörf yapan kişilerde tıpkı kumar bağımlılarında olduğu gibi, beyinde insanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan adrenalin benzeri bir kimyasal olan dopamin birikmesi meydana geldiği tespit edildi.

NETKOLİKLER

Uzmanlar İnternet bağımlılarını ya da netkolik diye adlandırdıkları sanal alemde kendini kaybedenleri 5 altgruba ayırıyor.

* Sanal-************** meraklıları: Erotik ve pornografik sayfalara meraklı bağımlılar. Genellikle erkeklerde görülüyor. Pornografik sayfaları ziyaret edenlerin yaklaşık % 85'i erkek.

* Arkadaş arayanlar: Bu gruba siber ilişki meraklıları giriyor. Buluşma yeri chat odaları. Birçok kişi gerçek hayattan kaçışı burada arıyor. Sohbet odaları, köklü dostlukların kurulmasına vesile olduğu gibi burada hüsrana uğrayanların sayısı da az değil.
_________________
Çok yoğunum,siteye çok az girebiliyorum.İnternete nezaman girersem siteye de ozaman girebiliyorum ancak:/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.thaliafan.com
Thalia's Angel
Amor a la Thalia!
Amor a la Thalia!
avatar

Kadın
Yaş : Kayıt tarihi : 14/09/07 Mesaj Sayısı : 10525 Nerden : venüsten Hobiler : thalia Fobiler :
Konuya puan ver
MesajKonu: Geri: İnternet ve Bilgisayar Bağımlılığı   Salı Mart 31 2009, 04:04

* Online kumarbazlar: Sanal kumarhanelerin ve alışveriş sitelerinin müşterileri bu grupta yer alıyor.

* Bilgi bağımlıları: Yeni bilgilere ulaşmak için saatlerce sörf yaparlar, siteden siteye atlayıp, enformasyon yüklemesinden haz alırlar.

* Bilgisayar kurtları: Bu grupta ise bilgisayara ve bilgisayar teknolojisine kafa takmış, genelde Doom ve otoyarışı gibi bilgisayar oyunlarına meraklı gençler ve yetişkin erkekler yer alıyor.
www.netaddiction.com’ isimli sanal klinikte netkoliklere danışmanlık hizmeti veriyor. Young, 15 dolar karşılığında e-mail ile soruları yanıtlıyor ya da 75 dolar karşılığında bir saat boyunca chat yapıyor. Amerikalı psikolog Kimberly Young, ‘15, 20 veya 25 yıllık istikrarlı bir evlilik üç dört aylık sanal ilişki yüzünden bitebilir,’ diyor. Zaten Young'a başvuranların yüzde 37'si de sanal ilişki yüzünden aile yaşantısı tehlikeye giren kişilerden oluşuyor.


Peki İnternet'i cazip kılan ne? ‘Yüzünüz akne dolu 15 yaşında bir delikanlı olabilirsiniz, ama sanal alemde kendinizi Brad Pitt ilan edebilirsiniz,’ diyor İngiliz psikolog Mark Griffiths.


SAĞLIK SORUNLARI


İnternet'in yarattığı sağlık sorunları

VAKIF Gureba Hastanesi nöropsikiyatrlarından Dr Arif Çelebi, İnternet alışkanlığının neden olduğu sağlık sorunlarını şöyle sıralıyor:

El Bileği Sendromu: Klavyeyi ve fareyi kullanırken yapılan küçük hareketlerde el bileğinden geçen median sinir sıkışır, yapısı bozulur ve işlevini yapamaz. Elde uyuşukluk ve ağrı, baş parmak hareketlerinde el sıkma gücünde azalma gözlenir.

Boyun kaslarında tutulma: Belli bir duruşta uzun süre kalmakla boyun kasları kasılır.

Uyku saatleri azalır: Televizyon uyutur, internet kişilerin aktif katkısına ve ilgisine bağlı olduğundan uyanık tutar.

BAĞIMLILIK BELİRTİLERİ

Aksatmadan her gün İnternet'e girmek.

İnternet'e girdikten sonra zaman mevhumunu kaybetmek. Günde en az 4 saatini bilgisayar ekranı başında geçirmek.

Gittikçe gerçek dünyadan el ayak çekmek.

Yemek yemeye giderek daha az zaman ayırmak ya da bilgisayar ekranı başında atıştırmak.

İnternet'te çok fazla vakit geçirdiğini inkar etmek.

Sanal arkadaşlar yüzünden gerçek dostları unutmak.

Günde birkaç kez elektronik mesaj kutusuna bakmak.

Herkese ICQ numarasını vermek.

İş saatlerinde de İnternet'e girmek.

Aile üyeleri ya da eşinin yokluğunu fırsat bilip derhal İnternet'e dalmak. Kaynak: Hürriyet
_________________
Çok yoğunum,siteye çok az girebiliyorum.İnternete nezaman girersem siteye de ozaman girebiliyorum ancak:/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.thaliafan.com
jolie_esra
It's my party
It's my party
avatar

Kadın
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 07/09/08 Mesaj Sayısı : 729 Nerden : izmir Hobiler : okumak ve okumak Fobiler : yılan akrep böcek vs
Konuya puan ver
MesajKonu: Geri: İnternet ve Bilgisayar Bağımlılığı   Çarş. Nis. 01 2009, 19:43

teknolojinin yarar ve zararları yani.tesekkürler Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thalia's Angel
Amor a la Thalia!
Amor a la Thalia!
avatar

Kadın
Yaş : Kayıt tarihi : 14/09/07 Mesaj Sayısı : 10525 Nerden : venüsten Hobiler : thalia Fobiler :
Konuya puan ver
MesajKonu: Geri: İnternet ve Bilgisayar Bağımlılığı   Çarş. Nis. 01 2009, 23:16

rica ederim canım sanırım ben yüzde yüz bağımlıyım bilgisayara ve internete
_________________
Çok yoğunum,siteye çok az girebiliyorum.İnternete nezaman girersem siteye de ozaman girebiliyorum ancak:/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.thaliafan.com

İnternet ve Bilgisayar Bağımlılığı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ThaliaFan.com :: Muhabbetimiz bol olsun! :: Bilgilendirme :: Sağlık -